Mistik Soluklanma
Bilincin doğasına yolculuk |
|
|
|
Program
|
GeziciYAK | ŞEB-İ ARUS (Konya)
:: Tur Tarihi: 11-13 Aralık 2009
[15-18 Aralık (3 Gün) turu için tıklayın]
0. Gün Hareket
21.00 Bakırköy Regata Otoparkı
22.00 Beşiktaş Yıldız Camii Önü
23.00 Kadıköy Evlendirme Dairesi Otoparkı
01.15 İzmit Vilayet Petrol Ofisi Tesisleri,
04.00 Ankara Söğütözü Varan Tesisleri
1.GÜN İstanbul - Konya - Şehir Gezisi - Akşam Tören
Sabah saatlerinde yolda alacağımız serbest sabah kahvaltısı sonrası Konya' ya varış, ilk durağımız 1.Alaeddin Keykubat'ın tamamladığı Alaaddin tepesi üzerindeki Alaaddin Camii çevresinde otobüsle yapılan tur sonrası Anadolu Selçuklu devri çini işçiliğinde önemli yeri bulunan, Mevlana Celaleddin Rumi ile Hocası Şems-i Tebrizi'nin ders verdikleri Karatay Medresesi Çini Eserler Müzesini ziyaret ediyoruz. Turumuzun devamında Selçuklu Sultanlarından İzzettin Keykavüs 2. devrinde Vezir Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından hadis ilmi okutturulmak üzere yaptırılan İnceminare Medresesi (Taş ve Ahşap Eserler Müzesini) ziyaret ediyoruz.Büyük İslam Düşünürü ve Mutasafvıfı Hz.Mevlana' nın Vuslat Yıldönümü anma törenleri dahilindeki Mevlevi Törenlerini izlemek üzere salona gidiyoruz Semazenlerin ve izleyenlerin kendinden geçtiği Sema Töreninin ardından Gezimize devam ediyoruz. Mevlana Müzesinin hemen arkasında Üçler Türbesi ve 16 Dilimli Yeşil Kubbe (Kubbe-i Harda),Selimiye Camii, Mevlana Hazretleri ve babası Sultan-ül Ulema Bahaddin Veled'in bulunduğu Mevlana Türbesi, Mevlevi Giysileri, Müzik Aletleri, Sofra Düzeni, Mevlevi Dergahı; Mevlana'yı Mevlana yapan içindeki ışığı ateşleyen Şems-İ Tebriz Türbesi ziyaretlerini takiben, otelimize dönüş ve akşam yemeği sonrası serbest zaman.
2.GÜN Nasrettin Hoca - İstanbul'a Dönüş
Sabah kahvaltı sonrası belirtilen saatte hareket ile ilk olarak Hz. Mevlana'nın hocası olan Şems-i Tebrizi'nin türbesini ziyaret edip oradan Konya' nın en güzel yerlerinden biri olan Meram Bağları ve Mevlana Hazretleri'nin devamlı ziyaret ettiği zamanın bilgini ve psikoloğu Tavus Baba (Tuzcu Baba) esas ismi Muhammed El-bini Türbesini gezdikten sonra türbesi dünyadaki herkesin ilgisini çekmiş olan ve hikâyeleri dilden dile dolaşan Nasreddin Hoca'nın türbesinin bulunduğu Akşehir' e varıyoruz. Afyon, Kütahya, Bilecik, Adapazarı üzerinden yol alarak akşam saatlerinde İstanbul'a varıyoruz. Almış olduğumuz duraklarda vedalaşma.
:: Konaklama: Mevlana Sema Otel Şehir Merkezi
Odalarda; direk telefon, minibar, internet bağlantısı, uydu tv, split klima, duş, küvet-banyo, wc, saç kurutma makinası bulunmaktadır
:: Not:
.: Program akışı rehber tarafından belirlenir.
.: Rehber, hava, yol, sosyal, doğal, zamanlama vb.
nedenlerle programda değişiklik yapabilir.
|
|
|
Ödeme Bilgileri
|
|
Tur Fiyatı
|
2 kişilik odada kişibaşı
|
209,00 TL
|
Nakitte indirimli Fiyat
|
199,00 TL
|
:. [Varsa] Çocuk indirimleri 2 yetişkin yanında 3. kişi olarak geçerlidir.
|
|
Fiyata Dahil Olanlar
|
.: Ulaşım,
.: Rehberlik,
.: Belirtilen çevre gezileri,
.: 1 Gece YP konaklama,
.: 1 set menü akşam yemeği,
.: 12 Aralık öğlen seansı için tören bileti,
.: TÜRSAB Seyahat Güvence Paketi
|
|
Fiyata Dahil Olmayanlar
|
.: Öğle yemekleri, yoldaki yemek ve içecekler,
.: Yemeklerde içecekler,
.: [Varsa] Ekstralar, her türlü kişisel harcama
.: Müze ve ören yeri girişleri, Müzekart,
.: Müze giriş bedelleri için Tıklayın
Müzekart GeziciYAK'tan alınabilir.
|
|
Kredi Kartıyla Ödeme / Taksit
|
|
|
|
Mevlâna (1207-1273)
Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan yöresinde, Belh şehrinde doğmuştur.
Mevlâna'nın babası Belh şehrinin ileri gelenlerinden olup sağlığında "Bilginlerin Sultanı" ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahaeddin Veled'dir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur.
Sultânü'l-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh'ten ayrılmak zorunda kalmıştır. Sultânü'l-Ulemâ 1212 veya 1213 yıllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh'ten ayrıldı.
Sultânü'l-Ulemâ'nın ilk durağı Nişâbur olmuştur. Nişâbur şehrinde tanınmış Mutasavvıf Ferîdüddin Attar ile de karşılaşmıştır. Mevlâna burada küçük yaşına rağmen Ferîdüddin Attar'ın ilgisini çekmiş ve takdirlerini kazanmıştır.
Sultânü'l-Ulemâ Nişâbur'dan Bağdat'a ve daha sonra Kûfe yolu ile Kâbe'ye hareket etti. Hac farizasını yerine getirdikten sonra dönüşte Şam'a uğradı. Şam'dan sonra Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde yolu ile Lârende'ye (Karaman) geldi. Karaman'da Subaşı Emir Musa'nın yaptırdıkları medreseye yerleşti.
1222 yılında Karaman'a gelen Sultânü'l-Ulemâ ve ailesi burada 7 yıl kaldı. Mevlâna 1225 yılında Şerefeddin Lala'nın kızı Gevher Hatun ile Karaman'da evlendi. Bu evlilikten Mevlâna'nın Sultan Veled ve Alâeddin Çelebi adında iki oğlu oldu. Yıllar sonra Gevher Hatun'u kaybeden Mevlâna bir çocuklu dul olan Kerra Hatun ile ikinci evliliğini yaptı. Mevlâna'nın bu evlilikten de Muzaffereddin ve Emir Alim Çelebi adlı iki oğlu ve Melike Hatun adlı bir kızı dünyaya geldi.
Bu yıllarda Anadolu'nun büyük bir kısmı Selçuklu Devletinin egemenliği altında idi. Konya ise bu devletin başşehri idi. Konya sanat eserleri ile donatılmış, ilim adamları ve sanatkarlarla dolup taşmıştı. Kısaca Selçuklu Devleti en parlak devrini yaşıyordu ve devletin hükümdarı Alâeddin Keykubad idi. Alâeddin Keykubad, Sultânü'l-Ulemâ Bahaeddin Veled'i Karaman'dan Konya'ya davet etti ve Konya'ya yerleşmesini istedi.
Bahaeddin Veled, sultanın davetini kabul etti ve Konya'ya 3 Mayıs 1228 yılında ailesi ve dostları ile geldi. Sultan Alâeddin onu muhteşem bir törenle karşıladı ve ona ikametgâh olarak Altunapa (İplikçi) Medresesi'ni tahsis etti.
Sultânü'l-Ulemâ, 12 Ocak 1231 yılında Konya'da vefat etti. Mezar yeri olarak Selçuklu Sarayı'nın Gül Bahçesi seçildi. Günümüzde müze olarak kullanılan Mevlâna Dergâhı'na bugünkü yerine defnedildi.
Sultânü'l-Ulemâ ölünce talebeleri ve müridleri bu defa Mevlâna'nın çevresinde toplandılar. Mevlâna'yı babasının tek varisi olarak gördüler. Gerçekten de Mevlâna büyük bir ilim ve din bilgini olmuş, İplikçi Medresesi'nde vaazlar veriyordu. Medrese kendisini dinlemeye gelenlerle dolup taşıyordu.
Mevlâna 15 Kasım 1244 yılında Şems-i Tebrizî ile karşılaştı. Mevlâna Şems'te "mutlak kemâlin varlığını" cemalinde de "Tanrı nurlarını" görmüştü. Ancak beraberlikleri uzun sürmedi. Şems aniden öldü. Mevlâna Şems'in ölümünden sonra uzun yıllar inzivaya çekildi. Daha sonraki yıllarda Selâhaddin Zerkubi ve Hüsameddin Çelebi, Şems-i Tebrizî'nin yerini doldurmaya çalıştılar.
Yaşamını "Hamdım, piştim, yandım" sözleri ile özetleyen Mevlâna 17 Aralık 1273 pazar günü Hakk'ın rahmetine kavuştu.
Mevlâna ölüm gününü yeniden doğuş günü olarak kabul ediyordu. O öldüğü zaman sevdiğine, yani Allah'ına kavuşacaktı. Onun için Mevlâna ölüm gününe düğün günü veya gelin gecesi manasına gelen "Şeb-i Arûs" diyordu ve dostlarına ölümünün ardından ah-ah, vah-vah edip ağlamayın diyerek vasiyet ediyordu.
[Alıntı: http://www.kultur.gov.tr/portal/sanat_tr.asp?belgeno=4064]
|
|
|
|
|
Geziye Gelirken
|
.: Yürüyüşlü geziler yapacağız. Bunu dikkate alarak hazırlıklı gelin.
.: Mevsim koşullarını düşünerek giyinin (polar/kazak, şapka, güneş gözlüğü, yağmurluk vb.)
.: Ínceden kalına doğru bir giyimi tercih edin (yürüdükçe terler, durduğunuzda üşüyebilirsiniz)
.: Ayakkabınız yürüyüşe uygun olsun (toprak, kaya, çamur, su vb.). Boğazlı bot ya da spor ayakkabı iyi olur
.: Küçük bir sırt çantanız bulunsun (yürüyüş sırasında elleriniz boş olmalı)
.: Mutlaka yedek giyim, çorap ve ayakkabı alın
.: Yanınıza, su ve enerji verici yiyecekler alabilirsiniz
.: Varsa ilaçlarınız
.: Fotograf/Video çekiyorsanız yeterince ekipman
|
|